Ana içeriğe atla

Yayınlar

Yenilmez • Stanislaw Lem Kitap incelemesi

Yenilmez - Stanislaw Lem Kitap incelemesi
İthaki Yayınları baskısını aldım. İnternetten de başka bir baskıyı epub formatında indirip iksini karşılaştırmalı olarak okudum. Kitap hakkında ve çevri hakkında söyleyeceklerim var. İlk önce çevriden bahsedeyim. Kitap Lehçeden çevrilmiş. Ayrıca kitap normal bir günlük dil değilde biraz daha teknolojik bilimkurgu diline sahip. Ayrıca ingilizce olmaması kendini belli ediyor. Betimlemeler yer yer fazla ve cümleler yer yer uzun. Size tavsiyem İthaki baskısını kapağına aldanıp almayın cidden çevrisi bana çok amatör ve sallamasyon gibi geldi. Yani çevirisi kötü diyebilirim rahat rahat. Başka bir yayınevi baskısı bulursanız onu alın. 
Kitaba gelirsek. Kitap gerilim demişler fakat direkt gerilim diyip kestirip atmak saçma olur. Kitap baştan sona bilimkurgu temasını taşıyor bir kere belirteyim. Yani bazı sözde bilimkurgu eserleri gibi 300 sayfa kitabın 10 sayfası bilimkurgu tarzında değil. Baştan sonra uzay gemisiydi enerji kalkanıydı antimadde silahıyd…
Son yayınlar

Pembe Fırtına

Ne kadar diye sordu şişko ve şerefsizlere benzeyen adam. "200" dedi cesur ama masum bir şekilde. "Çok pahalı, o kadar parayı hak edecek göt varmı lan sende" dedi şişko, şerefsizliğini açığa vurur bir şekilde. Sağa doğru döndü ve yavaşça yürümeye başladı. Sadece 5 adım atmıştıkı ağlamaya başladı. Farklı bir ağlamaydı bu. Gözünden yaş gelmiyordu göremezdiniz. İçindeki yağmuru hissedebilirdiniz belki. Ona bakmanız yeterliydi bunun için. İşte onu ilk defa ozaman görmüştüm. Bazen koşmak istersiniz yerinizden fırlamak ayağa kalkmak ve hayır duracaksın seni aşağılık herif demek istersiniz. Sözleriniz silah gibi etki yaratsın patlasın pezevenklerin kafasında. Sonra sadece susarsınız. Kimse seni dinlemeyecektir çünkü veya alkışlamayacak peşinden gelmeyecek desteklemeyecek.  Bu yüzden susarsın. Dışarıya susarsın. İçeriden konuşursun. Belki konuşan başkasıdır ama konuşuyordur. Senin söylemeye cesaret edemeyeceğin kelimleri. Haklıdır da ahlaksızdır cesaretlidir küfürbazd…

Bir Fanus Birkaç Lira ve Bir Menekşe

Merhaba bugün sizlere çok sevdiğim bir hobimden bahsetmek istiyorum işin güzel yanı bu hobiyi çok para harcayarakta hiç para harcamadan da yapabilirsiniz. Teraryum yazarak genel örneklerini google üzerinde bulabilirsiniz. 
     Hemen kendi kullandığım malzemeleri ekleyerek başlayalım.

 Bize fanus ve fanusa benzer kaplar lazım fakat evde duran boş pet şişeleri kullanarak da bu işlemi yapabilirsiniz hemen örnek vereyim

     Bu benim şuan bitirmediğim başka bir proje. Ana fikri anladığını umuyorum ve devam ediyorum.  İkinci gerekli olan malzeme ise taş. Bildiğiniz sokaktan kumsaldan herhangi bir yerden bulabileceğin taş. Gördüğünüz gibi bende bulunmuşu var. Bu taşları fanusun en alt kısmına koyuyoruz çünkü suyun geri dönüşümüne ve temizliğine pozitif etkileri oluyor diye biliyorum yanlş biliyor da olabilirim. Taşların ortalama büyüklüğü bu şekilde olabilir daha büyük de olabilir.
      Sırada gerekli olan önemli iki şey ise çay, toprak ve yosun. Aynen bildiğimiz içtikten sonra kal…

Tokatlanma Fanatiklik Eğrisi

Tokatlanılıyor, soyuluyor boşu boşuna koşturuluyor, öldürülüyorsunuz. Üzücü olan ise farkında bile olmamanız. Daha üzücü olan ise siz böyle sürünürken sizi süründürenlerin parada yüzmesi.
     Aslında biliyorsun ne demek istediğimi. Sende bunların arasındasındır mutemelen. Değilsen çok şanslısın çünkü hem beni okuyorsun hem tokatlanmıyorsun. Neden bahsediyorum? Hiç maç izledin mi? Tabiki x in ölümüne takipçisiyim dedin ve başladın tokatlanmaya bak tokatlanıyorsun şuan ve ben bundan çok zevk alıyorum. Öldürün birbirinizi temizleyin ortalığı. Bizim tek sorunumuz hepinizi gömecek olmamız. Ama buna değer çünkü kendi kendini yok eden bir organizma ve onun fikirlerinden kurtulmuş oluruz. Evet yapın bunu ama bari para vermeyin çünkü takip ettiğiniz tarikatlar, spor klupleri, partiler ve diğer her neyse onlar sizin sayenizde kazandıkları paralarla daha fazla mürit buluyor. Peki ya birbirinizi öldürmekten daha iyi ne yapabilirsiniz? Düşünebilirsiniz. Evet düşünün. Bak yapabiliyorsun bunu…

Sen Bir Ölümlüsün

Size okulu tatilin bittiğini sınav haftasını hatırlatan bir arkadaşınız illaki olmuştur. Ben ise size çok daha büyük ve daha büyük bir olayı hatırlatmak istedim. Öleceğiz. Evet Öleceğiz öleceksiniz.

     Aranızda ölümlü olanlar var bunu hepimiz biliyoruz. Ama gördüğüm kadarıyla bazılarımıza bunu haber vermemişler. Ne yazık. Merak etmeyin bu büyük hizmeti üstleniyorum ve haykırıyorum siz ölümlülere öleceksiniz. Böyle şeyler duyduktan sonra belki aklınıza öbür tarafta yaşayacaklarınızla ilgili kelimeler yazacağım gelebelir ama hayır öyle birşey yapmayacağım. Ben daha çok bu tarafta olanlarla ilgeliniyorum ve eğer yeterince şanslıysanız bu yazıda nasıl ölümsüz olabileceğinizi bulacaksınız. Şimdi senden bir isteğim var birşey düşünmeni istiyorum en son ne zaman gerçekten mutlu oldun? Bu soruyu ciddi anlamda düşünmeni istiyorum ama senden beklediğim maddi ve bu dünyada elde edebileceğin bir mutluluk değil. Senden beklediğim sadece senin ve senin gibi olanların senin gibi düşünenlerin…

Direne Direne Kaybetmek Bize Nasıl Bir Zafer Kazandırabilir

Kendinizden çok daha üstün bir güce karşı nasıl zafer kazanabilirsiniz? Bu souryu herkes kendine sormalı. Çok basit veya çok karmaşık olması farketmez sizden güçlü birine karşı nasıl zafer kazanırsınız?

     Bu gücün illa fiziksel olmasına gerek yok. Maddi olabilir psikolojik olabilir kültürel, otoriter, kraker bile olabilir. Peki nasıl kazanırız. Kendi uyguladığım test edilmiş onaylanmış formülümü paylaşıyorum. Bi kere size ilk hatanızı söyleyeyim. Haklı olmadığınız bir savşa girmeyin. Siz emperyalist veya faşist misiniz ki böyle bir savaş veriyorsunuz. Hatta bunun diğer bir adımı ki bu daha vahim bir durumdur kendini haklı sanmak. O şeyleri zaten organizma veya diğerleri olarak sınıflandırıyoruz ve geçiyoruz. Bir numaralı altın kuralımız buydu haklı değilsen savaşma hatadan dönerek en mantıklı karı elde etmeye çalış buda bir zaferdir(bana göre). İkinci ve hepsinden daha önemli olan kural ise şu kendinin haksız olduğunu kanıtlmaya çalış. Evet bak bu birinci kuraldan daha önemli…

Kamerayı Geliştirenlerin Sigaradan Esinlenmesi Fikri

Sanat nedir? Ne değildir? Sanatsal aletler baraj kapağı açıldığında gelen sel gibi topluma salınırsa ne olur. Evet o olur doğru tahmin.
     Okulda hepimiz ilk model fotoğraf makinelerini gördük kitaplarda. Kocaman bir kutu, şemsiyeler, uzun süre hareketsiz bekleyen insanlar, şaps sesi bir örtü ve bir fotoğrafçı. O fotoğrafçı kimdir nedir necidir tinerci midir? Kim 40 kiloluk bi kutuyla sırtında dolaşıp herhangi bir konuyu fotoğraflar? Bu kişiyi motive eden nedir? Sanat ve aşk mı? Söylemesi çok kolay bu iki kelimenin tek başına bile çok fazla anlam taşırken beraber ne kadar anlam taşıyabileceğini sadece hayal etmeye çalışın. Sanata aşık olmak. Sonrada ınstagramı açıp tofaşın üzerine oturmuş bir organızmanın çektiği yamuk resme bakın. Sanırım kafanızda birşeyler oluştu. Bir zamanlar 40 kiloluk olan ve bir sanat olan fotoğraf şu anda herkesin cebine girmiş durumda. Peki bunun nesi kötü? Çok fazla şeyi. Bir zamanlar sadece kızılderili şamanların tüttürdüğü sigaranın tüm dünyaya yay…