Ana içeriğe atla

Mortal Engines (Film) Değerlendirmesi



     Aslında farklı bir içerik paylaşmayı düşünüyordum fakat uzun zamandır izlemek istediğim bu filmi izlediğim için yayınlayamadım. Peki o içeriği paylaşmama engel olan bu film izlemeye değer mi?

     Öncelikle burdan sonrasını okumadan önce senden filmin fragmanını izlemeni istiyorum. İzledin mi? Tamam şimdi kafanda film hakkında canlanan tüm düşünceleri sil. Hazırsan şimdi de gerçekte filmin ne olduğunu öğren. Flim klişe dünyayı kurtarma filminin klişesi gibi ilginç bir yapım. (Burda durdum ve biraz bekledim ne yazıyım diye ve emin ol neresinden tutsam elimde kaldı) Bi kere filmin sette çekildiği aşırı belli. İlk 10-15 dakika sizi biraz heyecanlandırıyor film. Fakat 25. dakikasında tamamen ölüyor. Sonunu tamamen tahmin edebiliyorsunuz. Yinede görsel fantezilerinizi tatmin etmek için filmi izlemeye devam ediyorsunuz ama film ölüyor bildiğin. Yeşil perde önünde oyuncular oynamış sonra google görsellerden windows xp duvarkağıdını indirip koymuşlar. İkinci eksi göze batan ve sıkan film geçişleri. Abi tam konu hakkında birşey öğreniyorsun yada merak uyandıran bir konu gösteriyorlar çat kesmişler başka sahneye geçmişler. Birdaha da göstermiyorlar o şeyi size. Muhtemelen bunu filmi kısaltmak için yapmışlar ama o kadar boş gereksiz sahne varken önemli yerlerin kesilmesi kötü olmuş. Üçüncü ve önemli eksi filmin aşırı ötesi klişe olması. Hani bazı filmlerde şaşırtmaca olur ya sonra da bir tane daha şaşırtma gelir üstüne. İşte bu filmde bunun klişe versiyonu var. İzlerken içinizden yalvarıyorsunuz lütfen bu sahne klişe sonlanmasın diye şaaak klişe. Siz önce şaşırıyorsunuz nasıl olur falan diyorsunuz sonra şaaaak bir tane daha klişe daha darbenin şokunu atlatamadan şaaak üçüncü klişe sonra yetmezmiş gibi şaaaaak dördüncü klişe artık ölüyorsunuz sonra şaaaak beşinci klişe adamlar ölünüze roket atıyor. 

     Özetlemek gerekirse bu film (100 milyon dolar bütçesi olan film) sizin iyi film izleme hayal ve beklentilerinize akla hayale gelmicek şekilde tecvüz ediyor. İzlemek istiyorsanız tecavüz fanteziniz varsa izleyebilirsiniz. Filmin iki saat olması da bu tecavüzün şiddetini arttıran diğer bir etken. Bence bunu izlemek yerine Ready Player One yi izleyin. Hem kaliteli hem eğlenceli hemde iyi bir film. Tabi tecavüzden zevk alıyorsanız orası başka.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilmemekception

Alışmışız. Neye alışmışız? Düz görmeye. Yüzeysel ve sığ görmeye alışmışız. Tıpkı sigara içmeye, şeker kullanmaya veya sabah kahvaltı yaparken haber izlemeye alışmak gibi. Bu alışkanlıkların bazılarından kurtulmak kolay bazılarından zor. Eğer yeterince yapmazsanız bu aktiviteleri yapmanın artık aklınıza gelmediğini fark edeceksiniz. Yüzeysel veya sığ görmekten kurtulmak ise neredeyse imkansız. Çünkü bu durumda olan bir insan hangi durumda olduğunu bilmiyordur. Bilmemek ne kadar kötüyse bilmediğini bilmemek, hatta bilmediğini bilmediğini bilmemek; bilmemekception durumunda olmadığımızın hiçbir kanıtı yok. Tanrı bile bilmediği bir şey olup olmadığını bilemez. Tanrının olup olmadığını bilmiyoruz fakat biz varız. Bizim durumuzu açıklayan çok sevdiğim bir alegori var. Hiç yağmur yağarken evinize yürüdünüz mü? Peki yere bakarak yürüdünüz mü? O şeye dikkat ettiniz mi? Evet su birikintisine. İşte sonraki sefer o su birikintisine daha dikkatli bakın. Çünkü o çok ilginç bir düşünceye sahip...

Rosen 3 : Kapı

III Kapı   10 Haziran 1939... Bu nasıl olabilirdi. Nasıl olabilirdi böyle bir şey aklım almıyordu. Etrafımda gördüğüm her şey son derece gerçekçiydi ve bu beni daha fazla korkutuyordu. Delirmekten ve bunun farkında olmamaktan gerçek bir rüyada hapsolmaktan korkuyordum ve şu an bu korkuyu yaşıyordum. Buraya nasıl geldiğimi düşünmeye çalıştım? Ne olmuştu? En son hatırladığım şey ışıktı. Beyaz her yeri kaplayan bir ışık. Sonra film kopmuştu. Ve kendimi biraz yürüdükten sonra burada bulmuştum. Acaba bir şekilde zamanda yolculuk yapmış olabilir miydim? Yaptıysam bile bu nasıl olmuştu. Uçağın hızı mıydı acaba? Çok saçma bir düşünceydi bu. Pilotluk yaptığım uçak normal bir savaş jetiydi o tarz bir aletle dünya standartlarında çok kısa sürede çok uzun yol alabilirsiniz belki ama zaman olayı bambaşka bir şeydir. Zamanda yolculuk için çok hızlı bir şekilde hareket etmek gerekir hatta o kadar hızlı etmek gerekir ki ışıktan bile hızlı olmak gerekir fakat bu durumda bile olacaklar kesin değil. ...

Androidler elektrikli koyun düşler mi? kısa değerlendirme

  Androidler elektrikli koyun düşler mi?  Bilim-kurgu seviyor musun, peki ya distopya seviyor musun? O zaman bu tarafa gel bu kitap tam sana göre.  Androidler elektrikli koyun düşler mi kitabı ciberpunk diyebileceğimiz katagoriye de giren bir kitap.  Öncelikle kitabın konusuna değineyim: Dünya bir nükleer savaş sonrası çok hasar almış haldedir. Hayvanların çoğunun soyu tükenmiştir, kalanlar da çok yüksek ücretle satılıyordur. İnsanlığın çoğu mars gibi farklı bir gezegene gitmiştir. Ayrıca bu gezegenlere gitmiş insanlara insansı robotlar hediye edilir. Fakat bu robotlardan bazıları efendilerini öldürüp kaçarlar ve dünyaya gelirler. Baş karakterimiz Rick de bu robotları yakalayıp emekli ederek(öldüren) para kazanan bir ödül avcısıdır ve en büyük hayali de çatısındaki elektrikli koyunun yerine gerçek bir koyun almaktır fakat koyunlar çok pahalıdır.    Kitabın akıcılığından bahsetmek istiyorum: kitabı eline aldığın zaman bırakamayacaksın. çünkü kitap olduk...